AraştırmaBilgi

Topçu Kışlası ve Algı yanılgısı

Topçu Kışlası Girişi – Taksim,Pera

31 Mayıs tarihimizde hiç unutulmayacak bir tarih olacak. Hatta seneler sonra “dünü, bu günkü” şartlara göre yorumlayanlar, ‘savaşta adam vuruldu’ edasıyla 12 Eylül’ün ya da 28 Şubat’ın yanılgısıyla uğraştıkları gibi 31 Mayıs’ın yanılgısına atıfta bulunacaklardır. Mütemadiyen tekerrür edip duruyor. Aydınlar, Aydın olmayanların karanlıklarından gem vuruyor. Hedef te hep bu zaten. Muhallebi kıvamında beyinler… Veriden Aptala dönmüş Zihinler… Saçma sapan Merkez medya yayınları, Hamura dönmüş beyinleri İnşa ediyor tuğla tuğla. Adam gördüğünü bile yorumlayamaz hale getirilmiş, Bir de Yalanı, Doğru gibi koyarsan önüne İstediğin tarafa yönlendirebilirsin. Al Sana Sistemin kusursuz bir çarkı.

Bir Kısım deniz aşırı grupların, Okul ve Eğitim kurumlarına bu kadar yatırım yapmasının sebebi de budur. Kendi kendini besleyen sistemlerinin oturtturma fikridir. Samanyolu Televizyonunda “Survivor” ve “Yeteneksizsiniz Türkiye”gibi ajan programları görmemenizin sebebi de bununla ilgilidir. Tehlike buralarda doğuyor. Öyle ki Suyun 80 derecede kaynadığına inandırılmış öğretmenler. Öğrencilerini yetiştiriyor. (Örneğe takılmayın İmge oluşturuyorum sadece)

Bu noktada aydınlarla kesişiyor yollarımız. Şöyle ki; “Tabi ki bu zinciri kırmanın yolu aydınlanmadan geçer” Eh! İşte bu biraz sıkar. Çünkü Köyün Suyu kirli artık Hangi çeşme susuzluğu giderir bilinmez. Özetle Diyebilirim ki; Kötülükte, Kendi aydınını üretti. Bilgi kaynağı sıkıntı yaratıyor. – Alınan bir bilgi doğru mudur? Hatalı mıdır? İşte sorum budur kendime sorduğum gün içinde yüzlerce defa.

Tamam, Haklısınız, araştıralım. Doğruyu bulalım. Ama neyle? Suları kirli köyün, Susuzlarıyız Artık. Eski Kaynaklar Belki çare olabilir, Sanki annemizin, Ağzı kapalı şişede sakladığı Temiz su gibi. Ancak Hem ulaşılması zor ve kıt hem de ulaştığımızın kaynağından almıyorsak içimizde hep bir “acaba?” olacak.

Şu ana kadar çizdiğim Kaotik yaşam, Kasıtlı ve Sistemli yapılıyor. Hatta Sitem Kendi içinde Kendi yaratıcılarını bile öğütür hale geldi. Yalancının yalanına inanması gibi yok eder gerçeği.

Maalesef! Maalesef (burası yazının en önemli kısmı) bu noktadan sonra bilgi kurtarıcı değil, Düşman haline gelmesi yüksekle muhtemeldir. İktidarın Yanılgısı, Körü körüne bağlılık ama neye? Yangın, kendi yakıtını üretmeye başlamıştır artık. Her kafadan bir ses çıktığı yerde Susmak mıdır doğru olan yoksa çok sesi çıkan mıdır; Öne geçen? Esas mesele, arada gerçeğin galeyana gelmiş olma olasılığıdır.

Artık Tek Kurtuluş Vicdandır, Gerçekten Öte Sağduyu ve Milli beraberliktir. Düşüncedir.

31 Mayıs… güzel Tarih… 31 Mayıs Değişimi simgeler. Düşünsel bir başlangıçtır. Düşünsel olduğu için güçlüdür. Hareketi İmgesel kılan bu güçtür.

Murat Bardakçı ki bilgisine hep saygı duymuşumdur. 31 Mart Ayaklanması’na Topçu Kışlası’nın ev sahipliği yaptığı ve bu yüzden de Rumeli’den gelen Hareket Ordusu tarafından yıkıldığı iddiaların yalanlamış. Eeee? Ne Olmuş Peki?

“Ayaklanmanın mekânı Taksim değil, Sultanahmet meydanı ve Ayasofya imiş” “Ayaklanmayı bastırmak için İstanbul’a giren Hareket Ordusu ile isyancılar arasında çatışmalar çıkmış, hattâ Hareket Ordusu top bile kullanmış ve Taksim Kışlası’na da mermiler düşmüş ama asıl hedef orası değil, arka taraftaki Taşkışla imiş.

Tamam, Diyelim ki bu doğru. 31 Mayıs hala güzel Tarih… 31 Mayıs Halen daha Değişimi simgeler. Çünkü düşünsel bir başlangıçtır. Düşünsel olduğu için güçlüdür. Hareketi İmgesel kılan işte bu güçtür.

Hep bu yapılıyor, Gezi parkı’nın Halkın (İşte bu biz oluyoruz) gözünde imgesel bir değeri vardır, Belki sizin bilginize göre hatalı olabilir ama imgesel bir değeri olduğu gerçektir.

Burada bahsi geçen halkı ÇAPULCU olarak genellemek de belki doğru olur. İşte bu imgesel değer, sizin gerçeğinize rağmen, İmgelere açılan savaşta, Çapulculuğu kendine Sakarya Madalyası (ki bu da bir imgedir J) olarak boynuna takması ve bununla gurur duymasını sağlamıştır. İşte bu yüzden 31 Mayıs Güzel tarihtir. Ve de Memleketi Bu Çapulcular kurtaracaktır.  Bu nu bir kez daha net söylüyorum. Bundan seneler sonra “Ayağı kalktılar ama yanlış ayakkabıları vardı” demeyin. Komik duruma düşersiniz. Çünkü o gün yanınızda Çapulcular duracak.

Altuğ Aytaçoğlu – 15.06.2013

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir